
Maça erken gol bulma hevesiyle girdi Fenerbahçe, ilk 25 dakikadada çok iyi pres yaparak oyunu Twente yarı sahasına yıkmasını bildi ama Guiza'nın ileride ezdiği toplar ve Gökhan'ın yaptığı mükemmel ortaya yaptığı komik vuruş Fenerbahçe'nin skor tabelasını değiştirme şansını yok etti. Böylece dakikalar geçtikçe Twente'de yorulmaya başlayan rakibinin üstüne gitmeye başladı. Bu sırada Steve McLaren dengelenen maçın 42 inci dakikasında Twente orta sahasının bel kemiği çok yorulan(Fenerbahçe'nin presi sonucunda) ve sarı kartı bulunan Tiote'yi oyundan alıyor Daum ise sözde dahiliğini yaparak Guiza- Semih değişikliğini bir türlü yapamıyordu. Çok kötü oynayan Cristiana tahammül edebiliyor sakatlanmış ileri çıktığı hücümlardan geri dönemeyen ve ileride kalan Gökhan Gönül'ün yerine bir adam koyamıyordu. En sonunda haftalardır yoklara oynayan benim geldiği günden beri eleştirdiğim Carlos'u oyundan alıp Fenerbahçeli Mehmet'i hayatında hiç oynamadığı bir pozisyona sol açığa koyuyordu o ise Bursa maçındaki mücadeleci havasını aratmıyarak frikikten de bir gol buluyordu. Tribunler rahatlıyor meşaleler yakılıyordu, ama 4 dakikalık sevinç kursaklarda kalıyor ve Gökhan'ın yaptığı bindirmeden geri dönememesi üzerine Kazım'ın orta sahada armut toplaması eklenince N'Kufo rahat bir top alıyor cılız sayılabilecek vasat bir vuruş yapıyor Volkan'da Avrupa kariyerine yakışır şekilde topu içeri alıyordu. Bir taraftardan bu takım manisa değilki ikiyi yesin sesleri yükselirken bir başka ses bu takım Manisa'dan daha kötü diyordu ben ikinci sese kulak veriyordum çünkü Twente Fenerbahçe karşısında kendisini bir Manisa kadar göremiyordu lakin Andre Santos ve Volkan ikramlarını yapmasalar bu kadar kötü bir Fenerbahçeye boyun eğeceklerdi. Bu düşünceler arasında yine bir hatayla ikinci golü yiyoruz ve Daum sonunda oyuna müdahele etme gereği duyuyor(!) Semih ve Deivid'i sokuyor, Guiza ve Kazım ıslıklanıyordu.
Daum çok kolay kontrole alınabilecek maçı hediye etti ve Fenerbahçe Avrupaya yenilgiyle başladı, neyseki Steua Bucharest ve Sheriff Bükreş de berabere kaldı ve bizim Sheriffden Moldova da alıcağımız 3 puan bizi tekrar ilk ikiye sokacak. Bu gruptan çıkıcağımızı düşünsemde Daum'a avrupada olan inancımı kaybettim bu taraftarı yerel başarılarla susturamazsınız ilgiliye duyurulur. Aykut Kocaman'ında bir görüşme yaptığını duydum Daum'la umarım bir aşama katedilmiştir çünkü Daum alman ekolüne yakışmıyacak şekilde hareket ediyor, inancımızı yok etmeyin.
Maçdan sonra olanları kafamda değerlendirirken otura kalmıştım tribünde neredeyse her taraftar çıkmışken ben oturuyordum ama bu geç kalışım bana yaradı ve Pierre Van Hooijdonk'u görüp idolümle fotoğraf çektirme şansı yakaladım. Kendisine selam olsun, çok sıcakkanlı davrandı sağolsun. Put Your Hands Up For Pierre diyerek ve Galatasarayı tebrik ederek bitirmek istiyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder