Ve Fenerbahçede ezeli rakibi Galatasaray gibi lige 64 yıllık bir aradan sonra 5'te 5 yaparak devam ediyor. Geçen sene Luis Aragones yönetiminde tüm sezon boyunca 3 deplasman üst üste kazamayan Fenerbahçe'nin şu an 3 deplasman 2 kendi evinde maçı olmak üzere 5 galibiyet ve atılan 11 yenilen ise 2 gol var. Lige ve avrupaya firesiz devam ediyor Türkiyenin en büyük iki takımı dün de Galatasaray'ın Beşiktaşı yenmesiyle 3.büyük ile puan farkı 5. hafatadan 9 puan oldu. Bu gidişle ezeli rakiplerden hangisinin ilk puan kaybedeciği merakla bekleniyor. 10.haftaya büyük maça kadar iki takımda firesiz gelebilirmi bilinmez ama haftaya Fenerbahçe İ.B.B ile Galatasaray ise Kasımpaşa ile oynıyacak iki takımında puan kaybetmesi zor gözüküyor. Gelelim maça, maç gereksiz sertliklerle başladı, Fenerbahçe'nin her deplasman maçında olduğu gibi sert müdaheleler çokçaydı ve takımda çabuk sinirlendi. Daum'un bu duruma bir önlem alması lazım ve futbolcularını hakemle fazla oynamamaları hakkında uyarmalı çünkü artık anladıkki bu sertlik ve gerginlik Fenerbahçe'nin her deplasman maçında yaşanıcak.
Bursaspor maçın ilk dakikalarını taraftarınıda arkasına alarak baskı kurmaya çalışarak başladı ama ligin en az gol yiyen takımı Fenerbahçe takım savunmasını iyi yaptı ve soğukkanlılıkla karşıladı Bursasporun cılız ataklarını. İlk ciddi atak Fenerbahçeden geldi Alex Guiza işbirliğinde Guiza yine cömertce pozisyon harcamaya devam etti. Guiza'ya biraz değinmek istiyorum bugün kendi üstüne geçen sene kurduğu gibi bir baskı kurdu ve takım arkadaşlarını görmezden gelip kendi verimliliğini düşürdü, Guiza'ya çok sinirleniyorum şaşkınlıkla karşılıyorum ama umutsuz da yaşanmıyor bu adam kendini bulmalı. 44. dakikada ise Alex müthiş gördü Guiza'yı ve Guiza önce kaleyi deneyip defans ona engel olunca zorla topu Alex'e attı ve top yere değmeden Alex usta bir vuruşla üstelik sağ ayağıyla topu tam köşeye yolladı ve rahatladık.
45.dakikada ise maçı bitirme fırsatı elimize geldi lakin Kazım mükemmel önüne aldığı topta Alex veya Guizaya pas verip rakibi 3 e 1 yakalamak yerine 35 metreden şut atmayı tercih etti ve Bursasporluların şükrediş çığlıkları içerisinde Ivankov topu çelmeyi başardı. İkinci yarıda daha çok topa basan top yapmaya çalışan bir Fenerbahçe ve şuursuzca saldıran bir Bursa vardı. Andre Santos'un da oyuna girmesiyle Fenerbahçe orta sahada top tutmaya başladı.
Daha öncede söylediğim gibi Fenerbahçe takım savunmasını çok iyi yaptı ve dolayısıyla Bursaya son dakikadaki çok da net olmayan pozisyon dışında gol şansı vermedi. Bu kusursuz performans takımın birbirine yakın oynamasına bağlanabilir ama sahadaki mücadele ilerisi için ümit verdi. Kaptan Alex kilidi açan oyuncuydu kendisi hakkında fazla konuşmaya gerek yok çünkü o sözünü sahada söyledi. Mehmet Topuz'da çıkarıldığı dakikaya kadar çok iyi mücadele etti ve ön libero olarakta ne kadar faydalı olduğunu gösterdi fiyatına bakmaksızın çok iyi bir transfer yaptığımızı belirtmeliyim.
Hakem hakkında konuşmak istemiyorum çünkü bugün hakem kontrol etmedi maçı otorite diye bir şey yoktu. Genel olarak Bursa ne yaptığını bilmeyen bir takım görüntüsündeydi ama onlarda mücadele etti Fenerbahçede en az Bursa kadar mücadele ederek çok zor bir deplasmandan 3 puan almasını bildi. Haftaya İ.B.B ile Kadıköyde oynanılacak maç kolay geçecek gibi gözüküyor çünkü taraftar takımı yalnız bırakmayacak Twente maçındada ortaya koyulacak güzel futbol taraftarı tam olarak havaya sokabilir.
Böyle bir deplasmandan zemine rağmen 3 puan çıkarabilen futbolcuları tebrik ediyorum...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder